
Türkiye Olimpiyat Komitesi tarafından 1999 yılında Güzin Abla’ya verilen Fair Play ödülü

Kadının hası güle benzer.
Rengiyle, kokusuyla, dikeniyle.
Açın televizyonu, bir tane gül görüyor musunuz?
Kadının hası yumuşak başlı olmaz, ama ağırbaşlı ve sıcak olur.
Ağırbaşlılıktan kastım, sıkıcılık değil elbet.
Şımarıklığın da hakkını verir.
Yumuşacık bir sevgi olur kadın yüreğinde.
Kim olursa olsun, ne yaşamış olursa olsun.
Erkeğini dizine yatırıp saçlarını okşamayı bilir gerçek bir kadın.
Kadının hası nerede, nasıl davranacağını bilir…
İnsanların içinde kapris yapmaz, hır çıkarmaz;
Dırdır etmez.
Bazen öyle bir bakar ki, hele bir de bazen öyle bir susar ki,
bin tümceye bedeldir bu bakmalarla susmalar.
Kibirli olmaz.
Kültürsüz olmaz. Bomboş olmaz kafası.
Kişiliklidir. Beceriklidir.
Tırnağı kırılınca üzülür, üzülür işte…
Profesör de olsa, sultan da ols…
Kadın korunmayı sever, ama korunmaya muhtaç olmaz.
Erkekler korumayı severler, ama yine de güçsüz, zavallı kadınlardan hoşlanmazlar.
Güçlü kadından ise çekinirler, ona yanaşamazlar.
Kadının hası bu dengeyi kurmayı bilir;
gücünü erkeğin gözüne gözüne sokmaz.
Has kadına naz da yakışır, kapris de.
Can DÜNDAR



![]()
![]()
Not: Mektup yaz bölümüne girip bana sorununuzu iletirken E-Mail adresinizi mutlaka yazın, ki size özel cevap verebileyim…Seçtiğim, yayınlamak istediğim mektuplarınızı yazdığınız kategoriye tıklayarak bulabilirsiniz ...

Bu kadınları en çok etkileyen de sanırım, karşındaki insanin ulaşılmaz olması, bir başkasından çalınmış olması.. Yasak bir ilişki nin verdiği heyecan onları çok mutlu ediyor sanki. Tabi ki bile bile kimse illa da evli bir erkekle beraber olayım diye bir arayışa girmez… Ama bir düşünün, birlikte olduğunuz erkeği çok seviyorsunuz ama istediğiniz zaman yanınızda değil.. Yaz tatillerinde değil, hafta sonları değil, bayramlarda yılbaşında hiçbir özel günde yanınızda değil.
Ayrıca, evli
erkek demek sadece bir eş demek değil. Çoluk
çocuk demek, aynı zamanda. İkinci kadınlar bunu çok kez
unutuyorlar.
Değil mi ki insanız her şey bizim için. Bu tür bir gönül kayması
kadın ya da erkek hiç fark etmez; hepimizin başına gelebilir. Ama
burada duyguların ön plana çıkması mantığın yok olmasına yol
açmamalı… Bunun yanlışlığını iş işten geçmeden anlamalı.
Bir süre önce
yasal eşle de büyük bir aşk yaşanmıştır. O da sevilmiştir zamanında.
Sonradan gelene karşı erkeğin aşkı da uzun sürmeyecektir.Evdeki
kadından anne olması, aşçı olması, her zaman hoş
olması,yatakta iyi olması bekleniyor. Ama evin bütün yükü
onun omuzlarında, kimsenin bunu önemsediği bile
yok…Üstelik erkek karısını çok mutlu ettiğini düşünüp başka
kadınları da mutlu
etmeye kalkışıyor. Küçük bir öpücüğü, bir demet çiçeği eşlerine
fazla görebiliyorlar.Ama geçici
heyecanlar için çok cömert olabiliyorlar. Oysa evdeki kadının
beklediği biraz ilgi ve biraz da sevgidir. Erkekler önce eşlerini
sevgili ve arkadaş olarak görmelidir.Haftada bir iki gün birkaç
saatle sınırlı bir beraberlikte mutlu olmak da, mutlu etmek de
kolaydır elbette. O erkek zaten sevgiliyi sevmeye,
şımartmaya,övmeye hazır şekilde gelir.
Zaten birkaç saatlik bir keyif aramaktadır…bu
yüzden ne sorun çıkarır ne de acımasız eleştiriler yapar… O sınırlı
zaman da tabii çok tatlı geçer.
İkinci kadınların, eşlerine karşı anlayış göstermemekle, ilgisizlikle suçladıkları yasal eşler ise 24 saat o adamın her türlü halini bilir, her şeyine tahammül ederler. Sararmış çamaşırlarını, kokmuş çoraplarını yıkar. Sofradan geğirerek kalktığında, sifonu çekmeden tuvaletten çıktığında ya sabır çekerler. Evliliğin çocuk doğurmak, ev işi, yemek yapmaktan ibaret olmadığını savunan ikinci kadınlar bilmeliler ki, bunlar da hayatın bir parçası, hem de çok önemli parçaları! Hep aynı yalanı tekrarlayan “ evliliğinin artık bittiğini ve yeni bir aşk ihtiyacı içinde olduğunu, hatta ikinci kadınla çok mutlu olduğunu” söyleyen evli erkek, yani heyecan veren o adam, her iki kadını da aldatmaktadır aslında. İkinci kadın ise hemcinsini eşiyle aldatırken, bir bakıma kendini aldatıyor. Hem o erkeğin eşinin ve masum çocuklarının ahını alırken, hem de onların ekmeğine ortak oluyor. Hem de ne uğruna? Birlikte olduğu evli erkeğin yalanları uğruna.
Bu
hanımların ikinci kadın olma istekleri kendilerinden
kaynaklanıyor olabilir. Bunu da severek isteyerek
kabulleniyorlar
Evdeki kadın eşinin çamaşırını yıkayıp, üstünü başını ütüler,
çocuklarına bakar, harıl harıl yemek
yetiştirmeye çalışırken, o sevgililer kendilerine ayrılan 3-5
saatte sadece adamın hoş anlarını paylaşıp
sonra onu evine yolluyorlar.
Bu durum ikinci kadınlar dediğimiz bu kadınların da işine
geliyor bence. Eminim ki; eğer bu adamlar eşlerinden ayrılsalar
ve bu kutsal aşkı yaşadıkları, çok sevdikleri, onları her
yönüyle tanıdığını iddia eden bu hanımlarla evlenseler eminim,
o hanımlarla da kısa süre sonra aynı noktaya geleceklerdir…
Dikkat edilirse, ikinci kadınların sözleri ne kadar benzeşiyor.
“Evliliği zaten bitmişti, arayış içindeydi.” Diyorlar.
Allah allah ne garip değil mi, hepsi
de aynı şeyi savunuyor. Madem bitmiş bir evlilik neden hala o
kadının yanında duruyor bu adamlar? Sebep sadece çocuklar mı?.Kim
buna inanır gerçekten. Aslında erkek gönlünü eğlendirmekten
mutludur ama yuvasını yıkmayı hiçbir zaman göze alamaz…
o alışkanlıklarından kolay
kolay kurtulamaz çünkü. Eşini de her
şeye rağmen seviyordur ve onu sadece cinsel nedenlerle
aldatıyordur. Gizli yapılan her şey insana heyecan verir.
Kaçamak buluşmalar, kaçamak öpüşmeler ve görüşmeler..
İkinci kadınlar hiç mi bilmezler ki bu duyguları erkekler bir
zamanlar şu an eşleri olan kişilerle de yaşadılar..
Erkek gerçekten bir başka kadına aşık
bile olsa, onunla bir ömür geçireceğini düşündüğü andan itibaren
aşkı yok olup gider. Ve o çok seven adam yeni bir heyecan arama
isteği içine düşebilir.
O ikinci kadınlar kendilerini kandırmaya devam etsinler; çünkü hep ikinci olarak kalacaklar. Bir gün birinci olurlarsa hiç merak etmesinler kendileri bir zamanlar nasıl oldularsa; başka ikinci kadınlar da onların hayatına katılmış olacaklar.
Ve neden acaba kadınlar bu kötülüğü kendi hemcinslerine yapıyorlar! Hiç kendilerini o kadının yerine koymuyorlar mı? Nasıl bir acı yaşandığını düşünemiyorlar mı?
Bazı kadınlar hemcinslerini o kadar çok kıskanırlar ki. Belki temelde anneleri ile olan ilişkilerinde bir bozukluk olabilir. Annelerinin babalarına karşı olan yakınlığını kıskanmakla bu davranışlara temel atmış olabilirler …işte belki de bu kadınlar, hemcinslerine acı vermek için ikinci kadın rolünü üstleniyorlardır…
İkinci kadın olmak….
Evlilikte ihanet ve ikinci kadınların durumu o kadar gündemde bir konu ki, evliliklerde ihanet o kadar artmakta ki, bu yazı bir kez daha sizlere uyarı olacak, eminim.
Sözüm tahmin ettiğiniz gibi, daha çok ikinci kadınlara….
Her evli erkekle birlikte olan kadın, kendisinin özel olduğunu ve karşısındaki erkeğin İlk defa kendisi için böyle hisler beslediğine inanır…Zaten olayın kilit noktası da budur “ben diğerlerinden farklıyım bizim ilişkimiz diğerleri gibi değil”…
“Güzin Abla “Köşesi yazarı : Feyza Algan

Bir Hayat kuralı
Hiçbir şey için benimdir deme
Sadece De ki ; Yanımdadır. Çünkü ne altın, Ne toprak Ne sevgili, Ne hayat, Ne ölüm, Ne huzur, Ne de keder Daima seninle kalmaz...
H. Lawrence
|
Organik Bitkiler Saç Dökülmelerini Nasıl Önlüyor?
Işık Kırgız
(Herbalist
ve doğal terapi uzmanı) |
Lazer
Epilasyon?
Dr.Canan Savaş
( Dermatoloji
Uzmanı ) |
Ertesi
gün hapı nedir?
Jin.Opr.Dr.Mebrure
Altuğ
( Jinekolog ) |
|
1 Gün içinde Panik
Atağa Son
Dr. Ofelya Cabral
|
Lazer ile Akne tedavisi - Pulse Dye Lazer Dr. Canan Savaş ( Cilt Hastalıkları Uzmanı ) Okumak için tıklayın...... |
Erkeklerde Erken Boşalma Sorunu
Doç.Dr.Teoman
Cem Kadıoğlu
( Cilt Hastalıkları Uzmanıi ) |
|
Kızlık Zarı Hakkında Bilmek İstediğiniz her
şey!
Jin.Opr.Dr.Mebrure
Altuğ
( Jinekolog ) |
Vajinal yenilenme!
Jin.Opr.Dr.Ersin Oğuz ( Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı) Okumak için tıklayın...... |
Çocuklarımızla iletişim kurmak ve Aile terapisi
N.Gülçin Balkı ( Norm Psikodrama ve Psikolojik Danışma Merkezi) Okumak için tıklayın..... |
|
Evlilikte İletişim
Dr.Leyla Dilek Mamçu
( İstanbul Polis Kliniği Başhekimi ) |
Cinsel
organlarımıza zarar verebilecek yanlışlıklar Jin.Opr.Dr.Mebrure Altuğ ( Jinekolog ) Okumak için tıklayın...... |
Evliliklerde uyum sorunu ve Aile terapisinin önemi
Prof. Dr.İlkay Kasatura ( Klinik Psikolog- Psikoterapist ) Okumak için tıklayın...... |
|
Kekemelik
Doç. Dr. Temel Pamir ( Konuşma Bozuklukları ve Psikolojik Tedavi Merkezi ) Okumak için tıklayın...... |
Vajinismus (Cinsel İlişkiye Girme Korkusu)
Uzman Psikolog Alanur Özalp ( Danışman Psikolojik
Hizmetler Merkezi ) |
Sigara İçme Alışkanlığından
Bir günde ve sonsuza dek Kurtulmak mı istiyorsunuz ? Dr. Ofelya Cabral Okumak için tıklayın...... |
Kadın
Kimi der ki kadın
uzun kış gecelerinde yatmak içindir.
Kimi der ki kadın
yeşil bir harman yerinde
dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki ayâlimdir,
boynumda taşıdığım vebâlimdir.
Kimi der ki hamur yoğuran.
Kimi der ki çocuk doğuran.
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayâl ne
vebâl.
O benim kollarım, bacaklarım, başımdır.
Yavrum, annem, karım, kız kardeşim,
hayat arkadaşımdır.
NAZIM HİKMET
Designed by DAS